Peygamberimiz Hz. Muhammedin Hayatı Özet


Off Topic    Konuyu Açacağın Bölüm Yoksa Konunu Buraya Açabilirsin :)

Yazar: Clanters    0 Yorum    106 Görüntüleme
  • 0 Oy - 0 Yüzde

Paylaşım Tarihi: 23.06.2016, 21:38:40 #1
Clanters Delikanlı
Onaylı Uye
Status: Çevrimdışı Yorum Sayısı:143 Konu Sayısı:45 Üyelik Tarihi:03.05.2016 Rep Puanı: 19

[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Hz.Muhamme[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Hayatı kısa ve öz


[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]li [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]imiz 20 Nisan 571 Pazartesi günü Mekke’de doğdu. Babası Abdullah[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]si Âmine[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] dedesi Abdülmuttalip[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] büyük babası Vehb[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] baba[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]si Fatıma[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!][Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]si ise Berre’dir.

Doğduktan sonra 4 yaşına kadar süt[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]si Halime’nin yanında[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] bundan sonra 2 yıl b[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]ca da[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]si Amine’nin yanında kaldı.6 yaşında iken [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]si onu akrabalarıyla tanıştırmak ve babası Abdullah’ın kabrini ziyaret etmek için Me[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]e’ye götürdü.

Hz. Âmine[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] kocası Abdullah’ın kabrini ziyaret etmiş[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Hz. [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] de Neccaroğulları’ndan

Akrabasıyla tanışmıştı. Âmine dönüşte Ebva denilen yerde hastalanıp vefat etti ve orada toprağa verildi. Bu sırada yolculukta kendileriyle birlikte olan Ümmü Eymen onu Mekke’ye ulaştırdı ve dedesine teslim etti.

6 yaşından 8 yaşına kadar dedesi Abdulmuttalib’in yanına kaldı. O da ölünce[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] vasiyeti üzerine amcası Ebu Talib’in evine taşındı. Ebu Talib[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]in babasıyla hem baba hem de[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] gibi kardeşti.

13 yaşından itibaren amcaları ile birlikte ticarete atıldı. Uzun bir süre bu işle meşgul oldu ve bu alanda doğrulukla[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] dürüstlükle tanındı. Henüz 20 yaşında iken hırsızlık[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] gasp[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] eşkıyalık[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] zulüm ve haksızlıklara karşı bir tedbir almak amacıyla bazı Mekkelilerin oluşturduğu Hılfulfudül adlı kuruluşa katıldı ve etkili bir üye olarak görev yaptı.

25 yaşına geldiğinde Hz. Hatice ile evlendi. Hz. Hatice bu esnada kırk yaşında idi ve onunla evlenmeye karar verişinde [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]li [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]imiz “el-Emin: Güvenilir[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] dürüst” olarak tanınması birinci derecede rol oynamıştı.

35 yaşına geldiğinde Ka’be hakemliği yaptı; Ka’be’nin tamiri sırasında [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]eru’l-esved’in yerine konulması sırasında ortaya çıkan anlaşmazlığı[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] taşı bir yaygı üzerine koyup tüm kabile reislerine taşıtmak suretiyle giderdi[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] böylece kabileler arasında çıkması muhtemel bir kavgayı önlemiş oldu.

[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] 40 yaşlarına yaklaştığında kendisinde insanların arasından uzaklaşıp kırsal alana çıkmak[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] yaratılışın ve evrenin inceliklerini düşünmek arzusu uyandı. Bu münasebetle belli sürelerde Hira-Nur dağındaki mağarada kalmaya başladı. Nihayet 40 yaşında iken 610 [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]ayında bir gün Cebrail Aleyhisselam geldi ve vahiy süreci başlamış oldu. İlk vahiy edilen ayetler[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]“Yaratan Rabb’inin adıyla oku!...” diye başlıyordu. Böylece Yüce [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] tarafından [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]likle görevlendirilmiş oldu.

[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]in İslam davetine evet diyerek ilk inanma şerefine Hz. Hatice[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Hz. Ali[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Hz. Zeyd b. Harise ve Hz. Ebu Bekir eriştiler. Bunları Hz. Osman[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Abdurrahman b. Avf[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]

Sa’d b. Ebi Vakkas[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Talha ve Zübeyr Hazretleriyle diğerlerini takip ettiler.

[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]liğin ilk altı yılı dolarken Hz. Hamza ve Hz. Ömer gibi yiğitlik ve cesaretleriyle tanınan zatlar Müslüman oldu.

10. [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]lik yılında peş peşe Hz. Hatice ve Ebu Talib ölünce düşmanların eza ve cefaları bir kat daha arttı. Çünkü bunlar hatırlı insanlardı[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] çevreleriyle [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]imize destek veriyorlardı. Bu sırada Hz. [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!][Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] dış destek sağlamak amacıyla Taife gitti. Ne var ki Taifliler İslam’ı kabul etmediler[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Hz. [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]’e destek vermediler[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] üstelik onu taşlattılar[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] üstü başı kan içinde kaldı[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]Taif dışında bir bağa sığınarak taşlanmaktan kurtulabildi.

Ardı arkası kesilmeyen bu sıkıntılar devam ederken aynı günlerde [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]li [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]imiz Mirac’ta İlahi ikramların doruğuna eriştirildi[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Yüce [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]’ın huzuruna yükseltildi ve İlahi buyrukları[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] aracı olmaksızın [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]lenme ve alma imkânına kavuşturuldu.

Bütün zorluklara rağmen Hz. [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] İslam’ı tebliğ çabalarını sürdürüyordu. Birer yıl arayla 1. ve 2. Akabe Biatları yapıldı. Bunu takip eden zaman diliminde Yüce [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]’ın izni ve buna bağlı olarak Hz. [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]’in müsaadesi üzerine Müslümanlar Mekke’den Me[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]e’ye göç ettiler. İslam tarihi literatüründe buna[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] “hicret” denilmiştir. En sonunda [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]li [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]imiz de Hz. Ebu Bekir ‘le birlikte Me[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]e’ye göç etti.

[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!](sav) Me[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]eli Müslümanlar yani Ensar = Yardımcılar ile Mu[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]irler = hicret edenler arasında kardeşlik kurdu.

Puta tapıcılarla Müslümanlar arasında Bedir[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Uhud[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Hendek[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] Müreysi gibi savaşalar oldu. Hz.[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]’in sağlığında İslam elçisi dokunulmazlığı olduğu halde öldüren ve Me[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]e’ye saldırmayı tasarlayan Hıristiyanlara karşı da Mute ve Tebük seferleri düzenlendi.

630 yılında Mekke fethedildi. Hz [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!][Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] çıkmaya mecbur olduğu vatanına üstünlük sağlayarak ve genel af ilan ederek girdi.

[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!][Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] 632 yılında [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] esnasında Mekke’de Arafat’ta yüz binden fazla Müslüman’a bir konuşma yaptı. İslam düşüncesinin bir özeti olan ve insan hakları bakımından çok mükemmel prensipler içeren bu konuşma İslam tarihinde “Veda Hutbesi” diye anılmaktadır.

İslamiyet’i sabırla[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] azimle[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] cesaretle[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] insanlara ulaştıran [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]li [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]imiz[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] 8 Haziran 632 Pazartesi günü hayata gözlerini yumdu[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]’ın rahmetine kavuştu[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!] cenaze [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]ı erkekler[Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!][Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]lar ve [Ziyaretçiler Linklerimizi Göremezler ! Kayıt Ol!]lar olmak üzere sıra ile cenazenin bulunduğu hücre-i saadette kılındı ve orada toprağa verildi. 

Kullanıcı İmzası
İmage










Aradığınızı Bulamadınız Mı ?

Konuyu görüntüleyenler:
1 Misafir